24 Temmuz 2010 Cumartesi

Ultraviolet

deney yapılır virüs yayılır insanlar değişir. bu durumda vampirlik. ancak savaşın sonu gelmiş nerdeyse tüm vampirler yokolmuştur vs vs...

film hikayeden çok görselliğe bağlı. çizgiromanlar gibi. hatta öyle ki çizgiroman okur gibi izledim. sabit sahneler, teatrel bekleyişler, diyaloglar, nedensellik, atlamalar. wham kaboom baam. o havayı o kadar tatlı işlemiş ki hikayeye çok takılmıyorsun.

milla jovovich çekiciliğini kaybetmemeye devam ediyor. ama resident evil'ı tercih ederim bu konuda.

ayrıca o hemophage başının aksanı neydi öyle?

"Are you Mental?"

18 Temmuz 2010 Pazar

Final Fantasy - The Spirits Within

bu gece uyumadım. eksikliğini de çekmedim. sonlara doğru açtım final fantasy izlemeye başladım.

daha önce izlemiştim. hiçbirşey hatırlamıyordum. bazı bilgiler eğer gerekirse sana tekrar gelirler.

filme gelirsek, tamamen animasyon olan filmin bu kadar sürükleyici olması ustalık gerektirir. gerçekçi animasyondan bahsediyorum. bilimkurgu'yu aktarmak için belki de en iyi görsel yollardan biri olabilir.

8 ruh: Aki, balık, geyik, serçe, küçük kız, bitki, tek hücreliler, phantom.

kızgın bir gaia'yı huzura erdirecek 8 dalga formu. yolunda gitmeyeni düzeltecek yere gelen sorun.

dostluk, gerginlik, flirt, aksiyon, uzaylılar, kötü adam ve dahası.

"You've been trying to tell me death isn't the end. Don't back out on me now that I finally believe."

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Toy Story 3

Andy üniversiteye gitmeye hazırlanır, oyuncakları da yalnız kalmaya. çöpe mi tavan arasına mı? yanlış anlaşılmalar, üzülen kızan ve kaçan oyuncaklar. woody'nin çabaları.

yanlış seçim yapıp feodal yapının eline düşen oyuncakların çilesi. yetmeyip bir de fabrika ayarlarına dönen buzz. yumuş ayının caniliği.

barbie ve ken'in politik gençliğe gönderme olması ilginç bir detay. o kadar yüzeysel gözükmelerine rağmen derin kişilik yaratma isteği. ken gibi kostümler eğlenceli olabilirdi ama sonuçta "kız oyuncağı".

"pençeeee!" diye bi gaza geldim. üzülmüştüm çok fena ya noluyor diye. dedim hayatın gerçekleri falan. ama oh.

son kez doyasıya oyun oynayan andy. oyuncaklar ve andy olması gereken şekilde veda ettiler işte.

bu arada İSPANYOL BUZZ FTW!

2 Temmuz 2010 Cuma

Apocalypto

tamamen maya dilinde ingilizce altyazılı değişik bir film. oldukça gerekçi şekilde işlenmiş bir bakış. mel gibson iyi iş çıkarmış. yumuşak başlayan, sert deam eden ve hareketi asla bitmeyen film.

başta çocuk yapamadığı için dalga geçilen, eşşek şakaları yapılan karakterin kendi durumuna gülecek kadar güçlü olduğu kabile. ana karakteri önce sinirbozucu gösterip, sosyal çatışmaların tehditle nasıl bakışı değiştirdiğini hissettiriyor. sevdiği kadın için cehenneme gidebilmek.

holcane savaşçıları. zalim, sinsi ve hastalıklı. görselliğin ön planda olduğu maya şehirleri ve kurban ayinleri. tapınaktaki kültürün yozlaşmışlığı. ritüellerin insanları ele geçirişi.

kovalama sahnelerinin gerçekçiliği ve savaşçılık ruhunu almış olmak hoşuma gitti. en sondaki ispanyolların gelişi aslında yapılan katliamın anlamsız kalmasına sebep oldu.

ormana, yeni bir başlangıca.

jaguar paw.