22 Haziran 2010 Salı

Irreversible

insanların tanıyıp övdüğü bi yönetmenden değişik bi film. yaşlı adamla başlayan (ya da biten) bir film. memento usulü sondan başa gidiyoruz. denk geldi üst üste izlemiş olmam.

vincent cassel bi garip adam. öyle hissettim. rolünden ötürü de değil. direkt garip. karakteri de inişli çıkışlıydı da salaktı.

eski kocanın tepkisi daha fenaydı. ama suçlu olana değil suçu işlemek üzere olana oldu olan. gerçi o da birşeyler yapmıştır tahminen. adamın suratı dağılınca diğerinin gülüşü çok hastalıklı.

finalsizlik ayrı bir konu. tüm fransız filmleri mi böyle yeter dedirtiyor. ama zaten finali başta vermişti.

tenya da tenya.

sert bir film.

20 Haziran 2010 Pazar

What Dreams May Come

Yorum yapmıycam. Tekrar izledim. izle ve gör.

11 Haziran 2010 Cuma

Memento

daha önce adını duyduğum ama hakkında sadece konusunu bildiğim film. adam ve dövmeleri. çok daha derinmiş. bir de kaçış sahnesindeki soru işaretinden haberim vardı.

güzel film. zamanlaması normal dışı filmler hoşuma gidiyor. zaman kavramına olan ilgimden olabilir. sondan başa izleyip başında sonunu anlamak. John G.

Yaşayabilmek için amaca ihtiyacın vardır.
Kim olduğun amaçlarını belirler.
Kim olduğunu hafızan belirler.

not almak. not almak önemli. kayıt etmek.

travmalar, beyin hasarları, hafıza, psikoloji, nöroloji.

meraklıyım istekliyim. insanların gördüğünden fazlasını görüyorum. daha çok hoşuma gidiyor.

izlemesem birşey kaybeder miyim? hayır. işte bu söz beni özgür bıraktı.

kurgu? çok sağlam olmasına gerek yok.

Film No1: Memento.